Tuesday, May 24, 2011

ÇOCUKSUZ VE KOCASIZ TATİL

Her yıl 2-3 günlüğüne çocuksuz ve kocasız tatile gidiyorum. Bu tatilime çeşitli yorumlar geliyor tabii etrafımdan. Kimisi  'bir daha ki sefere beni de götür ' veya ' imreniyorum sana' sözleri ile beni destekleyip yerimde olmaya can atıyor; kimisi ' ben çocuğumu hayatta bırakıp gidemem ,çocuk için de iyi değil 'deyip beni hafif de olsa kınıyor;bazıları da değil çocuksuz gitmeyi kocasız tatil yapmaya bile yanaşmıyorlar.
Fikirler ne olursa olsun ben senede bir kez bu tatili yapıyorum.Bu serüven nasıl mı başladı?Oğlum 20 aylık olana kadar ondan en fazla 6 saat uzak kalmıştım.Zor geçen Kanada günlerinin ardından Çin'e taşınmıştık.Sangay'a ayak basar basmaz başlayan hastalıklar yakamızı bırakmamıştı.Kendimizi  kış ortasında Türkiye'ye zor atmıştık.Türkiye öncesi pasaport işlemi için uğradığımız Hong Kong gezimizde Kanada'dan oraya taşınmış Polonya'lı arkadaşım -hem de eşimin patronunun hanımı- bana yılda bir kez yaptığı tek başına tatillerden bahsetti.Onun da  iki kızı var ve eşi de aynı benim eşim gibi devamlı seyahatte. O zaman sıcak baktığım bu fikri kısa zamanda deneme imkanım oldu.
Eşim İzmir'e ailesinin yanına gideceği 2 günlük tatilde ilk defa dinlenmek ve curcunadan uzak kalmak istedim.İstanbul'da kaldım.  Aylak aylak çarşıları gezip sinemaya gittim.Berk Balı için de çok değişik bir deneyim oldu. Daha önce bir çok kere babası ile kalmıştı ama anneden uzak 2 gün geçirmemişti.İlk defa İzmir'de ANNE demeye başladı. (Berk Balı artık çok değişik diller konuşulan ortamlarda mı bulunduğu yoksa annesine çektiği için mi bilinmez biraz geç konuştu.)Bana anne olarak hitap etmesi için biraz uzak kalması gerekiyormuş meğer.
Geçen sene ikinci yalnız tatilimde  Singapur'a gittim.Şehir büyüklüğünde Çince,Hintce ve Malayca konuşulan değişik bir ülke. .(Bu arada bu yaz bu ülkeye taşınıyoruz)
Bu sene kısa uçak yolculuğunu tercih ettim ve Japonya'ya gitmeyi aklıma yerleştirdim. Tokyo şehrine ailecek gitmeye karar verdiğimiz için Osaka ve Kyoto şehirlerini seçtim.Eşim Japonya'ya Asya'nın Avrupa'sı diyordu gerçekten haklıymış.Temizliği, trafik kurallarına uymaları, tapınakları, geyşaları,şehir niteliğinde yeraltı çarşıları,doğal güzellikleri ile gerçekten görülmeye değer bir ülkeç
 
Bu tatillerim genelde koşturmaca ile geçer .Çabuk yorulan bir çocuk ve fazla yer gezmek istemeyen bir koca olmadığı için tabana kuvvet hızlı bir tempo ile gezebildiğim kadar yer görmek isterim.Turistik ve kültürel yerlerini gezmeye çalışıp biraz da alışveriş yapıp dönerim.Çoğunlukla yalnız gittiğimden ve sabah erken saatlerinde kalkıp akşam otele döndüğümden gece hayatına pek takılmam.Zaten yürümekten şişen ayaklarımın ağrısından tek düşüncem biran önce kendimi yatağa atmak olur. Değişmeyen bir şey daha var.Oğlumu bu süre içinde çok özlerim.Yanımdan geçen tüm çocuklara bakar,' Berk Balı olsaydı bunu severdi' yorumları yaparım.İlk defa bu sene hergün 2-3 kere telefonda konuştum. İstediği oyuncak şiparişini (3 boyutlu yap-boz hayvanlar) aldım.'Seni çok özledim 'deyişi kulaklarımda çınladı.
Bedenen yorgun ama zihin olarak dinç bir şekilde evime döndüm. Kapıdan girer girmez beni kucaklayan oğlumun kollarına bıraktım  ve heyecanlı bir sohbetin içinde buldum  kendimi.
Bu yazim 2008 yilina ait. O yildan beri boyle bir tatil firsatim olmadi, 2011de tek basima kalip Bangkok'da calışmam ve bu yıl 4 günlük detoks programım hariç)

No comments:

Post a Comment